Sinsi Düşman: Gürültü

Gürültünün insan sağlığı üzerindeki tesirleri tek tek tesbit edildi. Ve ilim adamları, ilerisi için alarm veren şu raporu hazırladılar:

«Gürültünün kafa huzurunu, insanın çevrenin estetik değerlerinden faydalanmasını menfî yönde etkileyen bir kirletici olarak önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır.

Gürültünün tesirleri sonucunda konuşmaların anlaşılması güçleştiği gibi, işitmede geçici azalmalar, bezginlik ve yorgunluk gibi psikolojik durumlar da ortaya çıkmaktadır.

Çalışırken motive edici sözler

Nelerden Fedakarlık Edeceğine Karar Veremiyen İlerisi İçin Pek Parlak Aday Sayılmaz!


Bir işi kötü yaptığında seni kimse uyarmıyorsa senden umudu kesmişler demektir.
Harekete geçmek için bütün koşulların mükemmel olmasını beklersen, hiçbir zaman harekete geçemezsin.
H.JACKSON BROWN
"Tecrübe;istediklerinizi elde edemediğinizde, kazandıklarınızdır..."
“Bitti diye üzülme, yasandi diye sevin.”
Gabriel Garcia Marquez
Bütün dünya için sadece bir kişi olabilirsin, fakat bazıları için sen bir dünyasın.”
Gabriel Garcia Marquez

İşte başarının sırrı

Yapılan iş ve hizmetlerde muvaffakiyet için dikkat edilmesi gereken bazı hususlar:

> Çalışan fertlerin biribirlerine itimatları temin edilmeli... Aralarında sevgi ve saygının tesisi için de bilhassa selâmlaşmaya ehemmiyet vermeli... Dostça, kardeşçe, samimi sohbetlerin tekevvününe gayret etmeli; şefkat ve merhamette güneş gibi, başkalarının kusurunu örtmekte gece gibi, yardım ve cömertlikte su gibi, alçakgönüllük ve olgunlukta toprak gibi olmaları gerektiği anlatılmalıdır.

Yeni isabet ettirmeye başladı

Adamın biri boşanma dâvâsı açar. Hâkim şikâyetini sorar. Adam başlar anlatmaya:
- Benim hâtun tam üç yıldır ne bulursa kafama fırlatıyor!..
Hâkimin,
- Peki bu dâvâyı neden üç yıl önce değil de şimdi açıyorsun? sorusuna ise adam, şu enteresan cevabı verir:
- Yeni isâbet ettirmeye başladı da ondan sebep hâkim bey.

Bazı işler aceleye gelmez

İkinci dünya Savaşı'nın ilk yıllarında, Amerika seferberlik dairesi müdürü Elmer Knudsen, işlerin gerektiği gibi hızlı yürümediğini söyleyerek, kendisini tenkid edenlere şu cevabı vermişti:

"Unutmayınız ki, bugün bu ülkede, dünyanın en iyi hastanelerine, en iyi anestezi uzmanlarına, en iyi çocuk doğum doktorlarına ve en iyi hastane personeline sahibiz; ama bütün modern bilgilerimize ve tıp alanındaki araştırmalarımıza rağmen, bir çocuğun normal doğumu için 9 ay beklememiz gerekiyor."

İnsanları Yönetmenin Sırları

Kutadgu Bilig müellifi Yûsuf Has Hâcib, 11. asırda insanları idare etmenin sırlarını anlatırken, bugünkü birçok modern analizcilere parmak ısırtacak açıklamalarda bulunmaktadır.

İşte mezkür eserin, "Beyliğe lâyık bir bey'in nasıl olması icap ettiğini" anlatan 28. bâbından birkaç nasîhat:

- Ey Öğdülmiş (medhe-takdire-övülmeye lâyık kişi), sormak istediğim şudur:

Yöneticide olmaması gerekenler

Kutadgu Bilig'den:

"Ardında hoş bir sadâ bırakıp iyi bir nâmla adının anılmasını, kısacası hayırla yâd edilmesini isteyen bir idareci, şu beş huydan uzak durmalıdır. Bunlardan üçü şunlardır:

- Acelecilik,
- Cimrilik,
- Hiddet!

Bunlara karşı mukavemet et, mağlup olma.

Bir idareci için fena olan huyların dördüncüsü de,

ÇOCUKLAR VE BABALARI

Çocukların babaları hakkında ne düşündüğüne dair çok şeyler yazılıp çizilmiştir. Ama herhalde bunlar içinde en güzeli ve en meşhuru aşağıda okuyacaklarınızdır sanırız:

˝ 6 yaşında: Babam her şeyi biliyor.

˝ 10 yaşında: Babam çok şey biliyor.

˝ 15 yaşında: Ben de babam kadar biliyorum.

˝ 20 yaşında: Şu muhakkak ki, babamın öyle pek fazla da bir şey bildiği yok.

˝ 30 yaşında: Bir kere de babamın fikrini sorsam iyi olacak.

˝ 40 yaşında: Ne de olsa, babam bazı şeyleri biliyor.

˝ 50 yaşında: Babam her şeyi biliyor.

PEŞİN HÜKMÜ KIRMAK...

"Bir teklif" başlıklı makalesinde yazar Mehmed Niyazi Bey, Batılı tarihçileri değerlendirirken şunları söylüyor:

"Arthur Startton 'Sinan' adlı biyografik çalışmasında, Osmanlı ile ilgilenen Batılı tarihçilerin tamamının Türk düşmanı olduğunu belirtmektedir (s. 108). Bir Batılının bundan rahatsız olması, bize Osmanlı düşmanlığının vahâmetini gösterir.

Aslında bunu, Osmanlı ile de sınırlandırmamak gerekir. 'Tanrı'nın Kırbacı (Flayellum Dei)' dedikleri Attila'dan beri bize karşı husûmetleri sürüp geliyor.

Bedeli Çanakkale'de altın olarak ödenecektir

Çanakkale Zaferi ile alâkalı enteresan menkıbeler arasında, dünyada eşi bulunmayan ve ilerde de bulunması zor olan bir tanesini, merhum Ziyad Ebuzziyâ'nın kaleminden naklediyoruz:

Üç aylık bir tâlimden sonra Mehmed Muzaffer, "zâbit namzeti" olarak Çanakkale'de idi. (Mart 1916). Müttefik İngiliz ve Fransız kuvvetleri, Çanakkale'de uğradıkları mağlûbiyetlerden ve verdikleri yüzelli bin zâyiattan sonra Boğaz'ı aşamayacaklarını anlamışlar, 1915'in son haftasıyla 1916'nın ilk haftasında bütün hatları tahliye edip, çıkıp gitmişlerdi.

Son yorumlar